İstanbul Randevu | Viyana Randevu
İstanbul: +90 533 816 61 98 | Viyana: +43 699 13 14 15 30

Göğüs Küçültme Ameliyatı Hakkında

Göğüs küçültme ameliyatı Dr. Can İşler

 

İri Göğüsler ile Görülebilen Hastalıklar Nelerdir?

Yapılan bir araştırmada, büyük göğüsleri olan kadında şeker hastalığına yakalanma riskinin doğru orantılı olarak arttığı ortaya çıkmıştır. Yine istatistiklere göre, iri memelerde meme kanserine yakalanma riski daha fazladır. Yapılan ameliyatla meme dokusunun bir kısmı alındığı için, kanser riski azaltılmış olacaktır. Meme dokusu azaldığı için, görüntüleme yöntemleri ile tetkik daha kolay olacaktır. Ayrıca çıkarılan meme dokusu patolojiye gönderildiği için, bu ameliyatla erken teşhis olanağı da vardır.

 
Randevu ve iletişim bilgilerimiz
 

Göğüs küçültme ameliyatı için en uygun adaylar kimlerdir?

Göğüs küçültme ameliyatı için en uygun adaylar; işlemi tamamıyla anlayacak olgunluğa ulaşmış ve gerçekçi beklentileri olan, fazla kilosu olmayan ince vücut yapılı, göğüs dokusu sert ve sıkı, menopoz öncesi olan kişilerdir. Bu ameliyat için en erken yaş 18dir. Bunun nedeni meme gelişiminin bu yaşa kadar devam etmesidir. Bazen hormonal sebeplerle göğüsler aşırı gelişir (virginal hipertrofi) ve hasta 18 yaş altında olsa bile, ailesinin de izniyle ameliyat edilir. Yeni doğum yapan ve emzirende, bu ameliyatı olmak için, süt kesildikten sonra altı ay geçmesi gereklidir. Meme dokusu içinde süt üretimi devam ettiği için, erken dönemde yapılacak ameliyat sonrasında, iltihaplanma riski çok yüksektir.

 

 

Göğüs küçültme ameliyatının amacı nedir, nasıl uygulanır?

Meme küçültme ameliyatının amacı daha küçük, daha şekilli ve kişinin vücut ölçülerine daha uygun doğal görünümlü memeler elde etmektir. Kadının boyu, göğüs kafesi yapısı, omuzlarının genişliği, meme cildinin ve dokusunun durumu, sarkıklığının derecesi, çevre dokularının durumu, koltuk altına uzanan yağlanmalar ameliyatın biçimini, süresini ve memenin yeni şeklini belirleyen etmenlerdir. Bu ameliyatla memenin uygun kısımlarından doku ve deri fazlalıkları çıkartılır, meme başı, vücut ölçülerine göre hesaplanan, daha yukarıya olması gereken yere alınır. Meme başı yukarı alınırken, meme başı ve areola denilen meme halkasının beslenmesi ve duysal sinir bağlantılarının korunması için çeşitli yöntemler kullanılır. Meme başı halkasında genişleme varsa, halka 4-4.5 cm olan ideal ölçülerine küçültülür.

 

 

Göğüs küçültme ameliyatının göğüs dikleştirmeden farkı nedir?

Göğüs küçültme ameliyatında aynı zamanda göğüs dikleştirme de yapılmış olur. Meme küçültme ameliyatının dikleştirme uygulamasından farkı; küçültme işleminde meme dokusu çıkarılırken, dikleştirme işleminde sadece fazla olan deri dokusu çıkarılır. Ancak ikisinde de meme başı, olması gereken daha yukarıdaki hesaplanan yerine alınır.

 

 

Ameliyata hazırlık amacıyla yapılması gerekenler nelerdir?

Böyle bir ameliyat olmayı düşünüyorsanız öncelikle bir plastik cerraha başvurup bilgi almalı ve muayene olmalısınız. Memelerin büyüklüğüne göre farklı tekniklerle küçülme sağlandığı için, tam bir fizik muayene, tetkik ve konuyla ilgili doktorla ayrıntılı konuşma çok önemlidir. Mutlaka nasıl bir göğüs istediğinizi, göğüsleriniz küçüldüğünde giymeyi beklediğiniz sütyen numarasını, şu anda hoşunuza gitmeyen, irilik, asimetri, meme başlarının aşırı geniş olması gibi noktaları doktorunuza belirtmelisiniz. Ameliyattan ne beklediğinizi çok iyi anlamalı, belirlemeli ve cerrahınıza anlatmalısınız. Cerrahınız önce sizi dinleyecek, kişisel ve ailesel hastalık hikayenizi öğrenecek, sonra sizi muayene edecektir.

Bu muayene sonucunda yaşınız, evlilik, çocuk sahibi olup olmadığınız, sonraki dönemlerde emzirme fonksiyonu açısından çocuk sahibi olup olmayacağınız, memelerinizin şekli, büyüklüğü, derisinin durumu gibi konularla ilgili sizinle konuşulacaktır. Vücut ölçünüze yakışacak meme büyüklüğü, meme başının yeni yeri ve büyüklüğü tespit edilecektir. Belirlenen meme ölçüsü alınacak ve ameliyat öncesi ile sonrasını karşılaştırabilmek için fotoğraflarınız çekilecektir. Bu konuşma sonunda operasyonun hangi teknikle yapılacağına, meme başının korunup korunmayacağına karar verilir. Anlayamadıklarınızı cerrahınıza sormaktan çekinmeyiniz. Cerrahınız anestezi şekli, ameliyatın ayrıntıları ve riskleri, ameliyat sonrası oluşacak iz, meme başı duyarlılığı, emzirme hakkında size ayrıntılı bilgi verecektir. Daha önce ameliyat olan hastaların resimlerini görmek karar vermenizi kolaylaştırabilir.

Meme küçültme ameliyatı öncesi, memelerdeki büyümenin hormonal bir nedene bağlı olup olmadığı, büyümenin devam edip etmediği araştırılır; memede geçirilmiş bir infeksiyon veya cerrahi müdahale olup olmadığı sorgulanır. Meme ve koltukaltı, ele gelen ağrılı veya ağrısız bir kitle olup olmadığı yönünden muayene edilir. Her hastaya mutlaka meme ultrasonografisi çektirilir. Ailesinde meme kanseri veya başka bir kanseri olan, doğum yapmamış, emzirmemiş, 40 yaş üzerindeki hastalara, mamografik tetkik ilave edilir. Memede bir sorun olmadığı veya bu ameliyatı olduğunda, başka bir hastalığı tetikleme ihtimali olan durumlar mutlaka gözden geçirilmelidir. Yapılan muayene ve tetkiklerde, memede veya koltukaltında şüpheli bir kitle bulunması halinde, ameliyat planlanmadan önce buradan biopsi alınır ve gerekli tedavi uygulanır. Mamografi ayrıca, ameliyat sonrasında takip için faydalı olacaktır. Genellikle hormonal bir nedene bağlı olmayan, son 6 ay içinde büyümesi durmuş ve küçültülmesi istenen memeler için cerrahi girişim düşünülür.

Meme küçültme ameliyatı genel anestezi altında yapılacağı için, ameliyat öncesi rutin tetkikler yapılır. Bunlar, açlık kan şekeri, üre, kreatinin, elektrolitler, karaciğer fonksiyon testleri, hepatit markerları, kan grubu, hemogram, PTT, aPTT, INR, EKG ve akciğer grafisidir. Hastada komplikasyonlara neden olabilecek sigara, alkol ve ilaç alışkanlığı veya yüksek tansiyon, kalp-damar hastalığı, kan hastalığı, şeker hastalığı gibi yandaş sorunlar dikkate alınır. Sonuçta böyle bir ameliyata tıbbi açıdan uygun olup olmadığına anestezi uzmanı ile beraber karar verilir.

Meme küçültme ameliyatı öncesinde en önemli gereklilik, hastanın ne istediğini bilmesi ve vücut ölçülerini belirlemesi, bu ameliyatı psikolojik olarak kabul etmiş ve bilinçli bir şekilde ameliyata giriyor olması gereklidir.

 

Göğüs küçültme ameliyatı ile ilgili hasta seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

Yeni doğum yapan hastalarda meme küçültme veya meme dikleştirme ameliyatı, en erken, emzirme bittikten 3-6 ay sonra yapılabilir. Eğer hasta ameliyattan sonra tekrar doğum yapmak ve süt vermek istiyorsa, bu isteğe uygun ameliyat tekniği uygulanacaktır. Ancak her yöntemde değişik miktarda süt kanalları kesildiği unutulmamalıdır.

Bazı hastalarda meme büyüklüğü şişmanlık (obezite) ile ilgili olabileceğinden, zayıflama faydalı olabilir. Böylece meme dokusunun yağ miktarı azaltılmış olur. Zayıflama, hastanın planlanan cerrahiye toleransını arttırır, risk faktörlerini ve komplikasyon olasılığını en aza indirir.

Şeker hastalığı olan hastada ameliyat kararı verirken, diabetin tipi, kaç seneden beri mevcut olduğu ve kan şeker seviyesi göz önüne alınır. Ameliyatın yapılmasına karar verilen hasta, ilaçlarını düzenli almalı ve kan şeker seviyesi normal seyretmelidir.

Meme küçültme ameliyatının, adet dönemine gelmemesi gereklidir. Ameliyat öncesi sigara kullanan hastanın, 15 gün önceden sigarayı bırakması ve ameliyat sonrası da en az 15 gün sigara içmemesi gerekir. Ameliyat öncesi 10 gün içinde, aspirin ya da benzeri kanı sulandıran bir ilaç kullanılmamalı, ameliyattan önceki 48 saat içinde alkol alınmamalıdır. Alkol vücut direncini düşürür ve anestezi ilaçları ile etkileşir. Ameliyat öncesi, boğaz ağrısı, nezle, soğuk algınlığı gibi durumlarda, doktor haberdar edilmelidir.

 

 

Göğüs küçültme ameliyatında kan verilmesi gerekir mi?

Göğüs küçültme ameliyatında genellikle hastaya kan verilmesi gerekmez. Ancak başka ameliyatlarla birlikte ise, kan transfüzyonu gerekebilir. Bu durumda ameliyatta, hastanın 5-7 gün önce alınan kendi kanı (ototransfüzyon) kullanılır.

 

 

Ameliyat günü sabahı hastayı neler bekler?

Göğüs küçültme ameliyatı öncesi 6 saat aç ve susuz olunması gereklidir. Anestezi muayenesi için, 1 saat önceden hastanede bulunulmalı ve bir refakatçi getirilmelidir. Ameliyata gelirken, makyaja, takı saat v.b. eşyalara ihtiyaç yoktur.

Göğüs küçültme ameliyatı kişiye özel olan, hastadan hastaya farklılık gösteren bir operasyondur. Her hastanın vücut ölçüleri, göğüs boyutu ve şekli farklılık gösterdiğinden, bu ameliyat her hasta için dizayn edilerek, yani kişiye özel olarak tasarlanarak yapılır. Ameliyattan önce hasta ayakta iken yapılan ön planlama ve çizim, ameliyatın sonucu, estetik izlerin en az belirgin olması açısından çok önemlidir. Önce meme başının taşınacağı, normalde bulunması gereken yer işaretlenir. Bu yer, hastanın boyuna göre, iki köprücük kemiği orta noktası ile göğüs ucunu birleştiren çizgi üzerinde yukardan 18-22 cm. uzaklıkta olmalıdır. Daha sonra çıkarılacak meme dokusu ve verilecek şekil, meme üzerine çeşitli kalıplar kullanılarak cerrahi kalem ve mezura ile santim santim ölçülerek çizilir. Bu ölçüm ve çizim, hastanın istediği göğüs ölçüsüne, memenin şekline, büyüklüğüne, sarkmanın derecesine, varolan asimetri, meme uçlarının aşırı geniş olması gibi deformitelere göre yapılır. Çizimin ameliyattan önce ayakta yapılması önemlidir; çünkü hasta ameliyat masasına yatırıldığında göğüsler yanlara kayar ve cerrahın oryantasyonu bozulur.

 

 

Ameliyatsız göğüs küçültme mümkün mü?

Göğüs küçültme yöntemleri cerrahi işlemlerdir. Kremle, ilaçla ya da baskılı sargılarla memenin küçülmesi sağlanamaz, ancak memenin büyüklüğü, hormonal nedenlerle, hamilelikte, aşırı kilo alıp verme ile değişebilir.

 

 

Göğüs küçültme ameliyatı nerede ve hangi şartlarda uygulanır?

Ameliyat, tam teşekküllü bir hastanede, ameliyathane şartlarında ve genel anestezi altında yapılır. Çok nadir durumlarda lokal anestezi ile işlem yapılabilir. Ameliyat göğüslerin büyüklüğüne ve uygulanacak ameliyat tekniğine göre 2-7 saat sürer.

 

 

Göğüs küçültme ameliyatında uygulanan teknikler nelerdir?

Göğüs küçültme ameliyatları için uygulanan çeşitli cerrahi teknikler mevcuttur. Uygulanacak cerrahi teknik, memelerin şekline, büyüklüğüne, sarkıklık derecesine, ileride doğum yapıp yapmayacağına, izin durumuna ve cerrahın tercihine göre değişir. ‘En iyi teknik şudur’ demek doğru değildir. Meme küçültme teknikleri, ortak olarak meme başına uygulanan yönteme göre sınıflandırılabilir. Meme küçültme ameliyatında, aynı zamanda meme uçları olması gereken yere doğru getirildiğinden, dikleştirme işlemi de yapılmış olur. Tüm yöntemlerde aşağıdaki resimlerde görülen şu işlemler yapılır:

  • Meme başı, altındaki meme dokusu ile birlikte daha yukarı, normalde olması gereken meme altı kıvrımı hizasına getirilir ve göğüs duvarına tespit edilir. Bu taşınma, memenin damar ve sinirlerinin geçtiği bir sap üzerinde yapılır. Böylece, meme başı ve halkasının beslenmesi ve duysal sinir bağlantıları korunur. Meme başı büyükse küçültülür. (1)
  • Meme dokusu ve derisi (gri renkli alan), planlanmış boyutlara uygun küçültülmek üzere çıkarılır. Memelerde asimetri varsa (büyüklük, şekil) düzeltilir. Her iki memeden çıkarılan doku ayrı ayrı tartılır. (2)
  • Genellikle sarkmış memelerde, memenin üst kısmı boşalmış ve koltukaltına yayılmıştır. Memeye şekil verilirken bu üst alan doldurulur ve meme daha dar çaplı bir alana yerleştirilir. Ameliyatın sonunda, ameliyat masası oturur hale getirilerek göğüslerin pozisyonuna, simetrisine bakılır. Bu kontrol, asimetri ve duruş bozukluklarını önlemek açısından çok önemlidir. Kontrol sonrası, birikebilecek kanları dışarı almak için ameliyat bölgesine vakumlu drenler yerleştirilir; meme dokusu dikilerek, boyut ve hacim olarak küçültülür ve dikleştirilir. (3)

AdsızMeme küçültme sırasında genelde meme kuyruğu bölgesinde kalan fazlalıklara liposuction uygulanabilir. Operasyon tekniği ve kalacak izde, özellikle memenin büyüklüğü ve sarkıklığı önemli rol oynar. Fazla büyük olmayan ve aşırı sarkmamış memelerde düz bir çizgi şeklinde iz bırakan bir teknik uygulanabilirken, daha büyük veya sarkık memelerde ters T şeklinde iz oluşturan teknikler kullanılır.

Randevu ve iletişim bilgilerimiz
 

Göğüs küçültme ameliyatı sonrası nasıl bir iz kalır?

Bazı olgularda sadece liposuctionla izsiz göğüs küçültme yapılabilmektedir. Ancak genelde göğüs küçültme ameliyatı sırasında yapılan kesiler sonucunda dikiş hatlarında kaçınılmaz olarak izler oluşacaktır. Meme başı etrafında mutlaka iz kalır. Buna ilave kalacak izde, seçilen ameliyat yöntemi, memenin büyüklüğü ve sarkıklığı önemli rol oynar. Fazla büyük olmayan ve aşırı sarkmamış memelerde, ilave olarak meme başının alt kenarının orta kısmından (saat 6 hizası) aşağı doğru düz bir çizgi şeklinde iz kalır. Daha büyük veya sarkık memelerde ise ilave olarak ters T şeklinde iz kalır. T şeklindeki izin alt kısmı meme altı kıvrımına uydurularak gizlenir. Sonuçta bu izlerin tümü sütyen içinde gizlenebilen izlerdir.

İzin az olması için öncelikle dikiş hattının çok gergin olmaması gerekir; gerginlik izi arttıran bir faktördür. Bunun yanında derialtı dokuları yeterli sağlamlıkta ve sayıda dikilmelidir. Böylece deri dikişlerine binen gerginlik yükü azalır. Dikişlerin atravmatik atılması, yani deri dokusunun çok nazik davranılarak çok ince aletlerle dikilmesi de, az iz kalması için önemlidir. Bu izler ilk aylarda belirgin ve kırmızımsı renktedir, zaman içinde yumuşayarak pembe beyaz renge dönüşür ve daha az görünür hale gelirler. Genellikle bir yıl sonunda silikleşerek çok ince bir çizgi halinde belli belirsiz kalırlar.

Yine de meme küçültme ameliyatı sonucunda kesin olarak ne kadar iz kalacağının önceden belirlenmesi mümkün değildir. Her insanda yara iyileşmesi, iyileşmede rol oynayan doku faktörleri, ten rengi farklıdır. Hasta daha önce bir ameliyat olduysa veya iyileşmiş bir yara izi varsa bu kısmen fikir verebilir.

 

Vertikal mammoplasti veya Lejour yönteminde nasıl bir iz kalır?

Son yıllarda uygulanan cerrahi teknik sayesinde ise, meme kıvrımı bölgesindeki iz de ortadan kaldırılmıştır. Vertikal mammoplasti veya Lejour yöntemi denilen bu teknikte, sadece meme başı etrafında ve meme başının alt kenarının orta kısmından aşağı doğru 5-7 cm lik bir iz kalmaktadır. Lejour yönteminde iz az kalmaktadır, fakat bazı hastalarda memenin alt kısmında büzük görünümde bir iz kalabilir. Bunu da hastaya ameliyat öncesinde anlatıp, 6. ayda lokal anestezi ile düzeltileceği mutlaka söylenmelidir. Bu yöntemde memenin ilk şekli kötü olur (ameliyattan hemen sonra meme altındaki iz büzük büzük olur ve bu izin toparlaması aylar alır, hatta tam olarak düzelmeyebilir). “Lejour” yönteminde, sıklıkla ikinci bir ameliyatla memenin altında kalan pürüzlü dikiş izine düzeltme yapmak gerekir.

 

Liposuction ile göğüs küçültülebilir mi?

Bazı kadınlarda göğüs küçültme ameliyatında sadece liposuction uygulanır. Eğer memenin formu düzgün, ancak iri ise ve bunun yağlanmaya bağlı olduğu düşünülüyorsa; liposuction ile fazla yağları alınarak göğüs küçültülebilir. En büyük avantajı, ameliyat sonrası bir kesi izi kalmamasıdır.

 

Sadece meme başı etrafından girilerek göğüs küçültülebilir mi?

Uygun bazı vakalarda sadece meme ucu çevresinden girilerek küçültme operasyonu yapılabilir. Bu yöntem sonrası sadece meme ucu etrafında iz oluşur; ancak memenin öne çıkıklığı azaldığı için, görüntüsü basıktır. (pide göğüs)

 

Göğüs küçültme ameliyatının meme kanserinden korunma açısından ne gibi yararları vardır?

Öncelikle ameliyat sonunda çıkarılan tüm doku, mutlaka patolojik incelemeye gönderilir. Bu sayede çıkarılan dokuda, daha önceden farkedilmemiş bir kist ya da kötü huylu bir lezyon var ise, bu lezyon erken evrede iken yakalanmış olur. Ayrıca iri olan göğüslerden, küçültme esnasında meme dokusunun bir kısmı çıkarılacağı için, meme kanseri riski azalmış olur. Bunun yanında küçülen memede meme dokusu azaldığı için, ileride bir kanser çıksa bile, teşhis etmek daha kolaylaşacaktır.

 

Göğüs küçültme ameliyatı sonrası, meme şeklini ne kadar süre korur?

Göğüs küçültme ameliyatı sonunda göğüslere verilen şeklin kaç sene korunacağını söyleyebilmek çok zordur. Bu hastanın yaşına, kalıtsal özelliklerine, cilt özelliklerine, yaşam tarzınıza göre değişir. Unutulmaması gereken nokta, tüm estetik ameliyatlar gibi bu ameliyatın da yaşlanma sürecini durdurmadığıdır. Estetik ameliyatlar yaşlanmayı durduramaz, sadece o sırada gerçekte olandan daha genç ve estetik görünülmesini sağlar.

 

Çok büyük göğüslerin küçültülmesinde başka hangi yöntem uygulanabilir?

Bazı özel durumlarda, ileri derecede büyük memelerde, ‘amputasyon-redüksiyon’ yöntemi ile meme küçültme uygulanır. Bu yöntemde meme başı serbest olarak taşınır. Önce meme dokusunun fazlalığı alınıp, kalan dokuya şekil verilirek meme küçültülür. Sonra meme ucu, şekil verilmiş meme dokusuna doku yaması olarak konulur. Ameliyatta tüm süt kanalları kesildiği için, hasta süt verme özelliğini kaybetmiştir. Ameliyatın izi ters T şeklindedir.

 

Ameliyat sonrası nasıl gelişir, hastanın takibi nasıl yapılır, nelere dikkat edilmesi gereklidir?

Genellikle ameliyat sırasında her iki meme dokusu içine, oluşabilecek kan ve serum sızıntılarını dışarı alacak vakumlu dren yerleştirilir. Dış ortamdan bakterilerin yaraya ulaşıp infeksiyon oluşturmasını önlemek amacıyla, müdahale sonrasında ameliyat bölgesi steril pansuman ile kapatılır. Pansumanın üzerine ise, sütyene benzer elastik bandaj sarılarak dikişler korunur.

Ameliyat sonrası genellikle rahat geçer, ağrı minimaldir. Kolların hareket ettirilmesi veya öksürük hafif ağrı ve sızıya yol açabilir. Ağrı kesici iğnelerle bu şikayet kontrol altına alınır. Hasta hafifçe oturur gibi yatarsa, ödem, şişlik ve ağrıları daha çabuk geçer. Ameliyattan sonra 4. saatte hasta ayağa kaldırılıp yürütülür. Böylece bacak toplardamarlarındaki kan harekete geçirilerek dolaşım arttırılmış olur. Amaç, ‘tromboflebit’ denilen, uzun süre yatmaya ve anesteziye bağlı oluşabilecek, bu toplardamarlardaki kan pıhtılaşmasını önlenmektir. Ayrıca yürüme sırasında hareket eden kasların masaj etkisiyle, anestezi sonucu azalmış olan barsak hareketleri de başlar. Yine ameliyat sonrası 4. saatte hastanın ağızdan beslenmesine başlanır.

Göğüs küçültme ameliyatında hasta, çıkarılan meme dokusu ile birlikte kan kaybeder. Özellikle aşırı büyük memelerin küçültülmesinde bu kan kaybı fazla olabilir. Bu nedenle ameliyat akşamı kan değerleri kontrol edilir ve değerlerin belli bir seviyenin altına düşmesi durumunda, kan nakli gerekebilir. Kan nakli; hem hastanın daha çabuk toparlanmasını, hem de yaranın daha hızlı iyileşmesini sağlar.

Hasta ameliyat sonrası bir gün hastanede kontrol altında kalmalıdır. Bu süre sonunda kendini iyi hissederse, evde kullanacağı ilaçları içeren reçete ile birlikte, taburcu olabilir. Taburcu olurken drenler, içinde biriken kan belli bir miktarın altında ise alınır veya 4. günde alınmak üzere yerinde bırakılır. İyileşme dönemi hastadan hastaya farklılık göstermektedir. Ameliyattan sonraki birkaç gün için, hastaya yardımcı olacak birisi gerekecektir. Bir hafta süreyle koruyucu antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar verilir. İyileşme döneminde sigara içilmemelidir.

Bakım, pansuman ile başlar. Sterilite şartlarına uyularak 4. günde yapılan ilk pansumanda drenler alınır, meme başı ve halkasının beslenme ve iyileşmesine bakılır. Dikişler steril olarak kapatılır. Meme, lenf damarları ve süt kanallarından zengin bir bez olduğundan, dikiş hatlarından 7-10 gün süreyle berrak, seruma benzeyen bir akıntı olabilir. Göğüsler, ödemi azaltmak ve destek sağlamak amacıyla tekrar sütyene benzer elastik bir bandaj ile sarılır. Ameliyat bölgesindeki morluk ve şişlikler 2-3 hafta sonra geçer. 8. günde yapılan ikinci pansumanda, sadece dikiş hatlarını örten ince bantlar kullanılır ve göğüslerin tamamını saran alttan ve destekleyen, yumuşak, elastik, sporcu sütyeni giydirilir. Bu sütyenler hareket edildiğinde ağrı oluşmasını önler, yara iyileşmesi sırasında baskı yaparak ödemi azaltır ve meme için kalıp görevi görürler. Bu sütyenin 8 hafta kullanılmasından sonra, hasta uygun ölçüde ve kalitede, dilediği sütyeni kullanabilir. Hasta 8. günden sonra ılık banyo yapabilir, sporcu sütyenini giyerek, günlük aktivitelerine ve iş yaşantısına dönebilir. Cinsel ilişki yasağı da sona ermiştir. Yalnız 2 hafta kadar daha kol aktivitelerini sınırlandırmalıdır.

Ameliyatta eriyen dikişler kullanıldıysa dikiş almaya gerek kalmaz. Eğer hastada kalıcı dikiş kullanıldıysa ortalama 15. günde alınır. Bu ameliyatlardan sonra, özellikle dikiş hatlarının birleştiği köşelerde küçük deri kayıpları, dikiş açılmaları ve akıntılar sık görülmekle birlikte, önemli bir problem oluşturmazlar ve genellikle 2-3 hafta içinde pansumanlarla iyileşirler.

8 hafta boyunca, göğüslere fiziki müdahaleden, aşırı fiziksel hareketlerden ve spor gibi efor sarfettiren ağır aktivitelerden kaçınılması gerekir.

Meme, kendi ağırlığının etkisiyle hafifçe aşağıya doğru kayarak, birkaç ay sonra yerine oturur. Memenin alt kenarları normal şeklini alır, ameliyat izleri yavaş yavaş azalmaya başlar. Memenin son şeklini alması ve yara izlerinin belirginliğinin azalması bir yıl kadar sürer. Meme küçültme ameliyatı sonrası 6. ve 12. ayda, kontrol muayenesi ve memenin ultrasonografik incelemesi yapılır.

 

Göğüs küçültme ameliyatı sonrası karşılaşılabilecek sorunlar nelerdir?

Göğüs küçültme ameliyatı büyük çapta bir ameliyat olduğu için, hastaya sağlayacağı yararları yanında bazı riskleri vardır. Ameliyatı geçirecek kişilerin çoğunda, bu riskler görülmese de, bunların bilinip kabul edilmesi gerekir. Cerrah hastaya bu risklerden bahsettiği zaman, hepsi teker teker konuşulup tartışılmalıdır. Kalp, damar ve kan hastalığı, direnç düşüklüğü olanlarda, diyabet (şeker) hastalarında, yaşlılarda, sigara içenlerde bu riskler artmaktadır. Ameliyat sonrası karşılaşılabilecek sorunlar erken ve geç dönem olarak ikiye ayrılabilir. Erken dönemdekiler kanama, infeksiyon, meme başı nekrozu, alerjik reaksiyonlar, yara ayrışmasıdır. Geç dönemdekiler ise memede sertlik, meme başı ve deri duyarlılığında değişme, emzirme problemi, asimetri, izler, ağrı, sonuçtan memnun olmamadır.

Kanama: En istenmeyen nadir komplikasyonlardan biri kanamadır. Genellikle ameliyattan önceki 10 gün içinde, aspirin ya da benzeri bir kan sulandırıcı ilaç alan hastalarda, bu ilaçlar kanama eğilimini arttırdığı için görülür. Her ameliyatta zorunlu olarak dokular kesilirken damarlarla karşılaşılır. Ameliyat süresinin önemli bir bölümü kanamaları durdurmak, kanama kontrolü yapmakla geçer. Damarlardan küçük olanları koter cihazı ile yakılarak, büyük olanları ise uçları bağlanarak kanaması önlenir. Çok titiz bir kanama kontrolü yapılsa da, ameliyat sonrasında az bir miktar kan sızıntısı olur. Hem az olan bu kan sızıntısının meme dokusu içinde toplanmasını önlemek, hem de kanama olup olmadığını takip etmek için, ameliyat sonrası doku içine vakumlu drenler yerleştirilir. Bu sızıntılar bir iki günde durur ve drenler alınır. Dren konulmasına rağmen, nadiren de olsa hematom veya seroma denilen ve kendini meme üzerinde morluk ve şişlik olarak belli eden kan veya sıvı birikimi oluşabilir. Hematom büyük değilse ve ilerlemiyorsa, sadece enjektörle çekilerek boşaltılır. Hematom büyükse ve ilerliyorsa, ameliyathanede ve hafif bir narkoz altında boşaltılır; kanama odağı bulunup durdurulur.

İnfeksiyon: Bu komplikasyon da nadiren görülür. Hastada direnç düşüklüğü, ek bir rahatsızlık, kansızlık, şeker hastalığı varsa, yaşlı ise, sigara içiyorsa infeksiyon riski artar. İnfeksiyonun kaynağı genellikle, süt kanallarında bulunan ve normalde infeksiyona yol açmayan bakterilerdir. Meme küçültme ameliyatı sırasında süt kanallarının kesilmesi ile bu bakteriler doku içine dağılıp infeksiyona yol açabilir. Bunun önlenmesi için, ameliyatın hemen başından başlayarak hastaya koruyucu antibiyotik verilir.

Meme başı nekrozu (çürümesi): Çok nadiren de görülse, önemli sorunlardan biri meme küçültme ameliyatını takiben meme başının beslenme problemidir. Meme başı, beslenmesi ve duysal sinir bağlantısı korunacak şekilde, olması gereken üstteki seviyeye bir sap üzerinde taşınır. Bu sap dokusunun kanlanması çok önemlidir. Kanlanmasının bozulması halinde, meme başı dokusu çürür. Bunun için meme başı sapının planlanması, ameliyatta doğru boyutta hazırlanması ve hastanın durumuna uygun tekniğin kullanılması çok önemlidir. Çok aşırı büyük memelerde, meme başı sapının haddinden uzun olacağı ve bu nedenle meme başını beslemeyeceği düşünülüyorsa; meme başı hasta ile konuşularak, olması gereken üstteki yerine deri yaması olarak aktarılır. (amputasyon-redüksiyon tekniği) Bu durumda meme başı orijinali gibi olmayacak ve büyük ölçüde his kaybı olacaktır. Çok nadiren de olsa, meme başı nekrozu gelişirse, bir süre pansuman uygulanmasından sonra, başka bir ameliyat ile meme başı rekonstrüksüyonu yapılır.

Alerjik reaksiyonlar: Nadiren dikiş malzemelerine, flastere veya kullanılan pomatlara karşı lokal alerji geliştiği bilinmektedir.

Yara iyileşmesinde gecikme: Hastada yara iyileşme problemi ya da direnç düşüklüğü varsa görülür. En sık nedeni, sigara alışkanlığı ve şeker hastalığıdır. Meme derisinde veya meme başındaki bazı bölgelerin iyileşmesi daha fazla zaman alabilir. Yara yerinde beslenme bozukluğuna bağlı dikiş hattının açılması veya dikiş hattında kısmi nekroz ve doku kaybı oluşabilir. Bunlar genellikle sık pansumanlarla birlikte, kabuklanma sonrasında kendiliğinden iyileşir.

Memede sertlik: Meme içinde, nedbe veya yağ nekrozuna bağlı sertlik nadir olarak görülebilir. Bu önceden tahmin edilemeyen bir durumdur.

Meme başı ve deri duyarlılığında değişme: Meme başlarının duyulanmasını, her iki yandan kaburgalar arasından çıkarak memelere ulaşan sinirler sağlar. Meme küçültme ameliyatı sırasında, ameliyat yöntemine ve memelerin büyüklüğüne bağlı olarak bu sinirler kesilebilir. Meme başı ve deri duyarlılığında, aylar sonra geri gelen geçici azalma ortaya çıkabilir. Meme başının tamamen serbestleştirilmesinin gerektiği ileri derecede büyük memelerde, operasyon sonrasında meme başında kalıcı hissizlik ortaya çıkar.

Emzirme problemi: Memenin büyük kısmı süt bezleri ve süt kanallarından oluşmaktadır. Meme küçültme ameliyatında meme bezlerinin bir kısmı çıkartıldığından ve süt kanallarının bir kısmı kesildiğinden süt verme fonksiyonunda kısmi veya total kayıplar oluşabilir. Emzirme problemi memenin büyüklüğü, sarkıklığı ve uygulanacak cerrahi teknikle de ilişkilidir. Az miktarda küçültme yapılmış, süt bezlerinden fazla doku çıkarılmamışsa; meme başı ile süt kanalları arasındaki ilişkinin bozulmadığı ameliyat teknikleri tercih edilmişse, ameliyat sonrası normal veya normale yakın miktarda süt gelebilir. Bilimsel yayınlarda da; meme küçültme ameliyatından 2-3 sene sonra süt kanallarının çoğunun tekrar ağızlaştığı ve süt vermenin mümkün olduğu bildirilmektedir. Yine de meme küçültme sonrasında emzirme problemi olabilir, bu önceden tayini zor bir durumdur. Ancak günümüzde emzirememe problem olmaktan çıkmıştır, çünkü bebek mamaları çok gelişme göstermiştir. Kaldı ki meme küçültme ameliyatı olmadığı halde sütü az olan, hemen sütten kesilen veya hiç sütü gelmeyen kadınların da olduğunu unutmamak gerek. Eğer çocuk sahibi olmak ve emzirmek istiyorsanız, bu ameliyatı olmadan önce durumu cerrahınız ile tartışmalısınız.

Asimetri: Kadınların çoğunda meme ve meme başının şeklinde, büyüklüğünde ve simetrisinde doğal olarak farklar, asimetri olabilir. Varolan asimetri, ameliyat öncesi hasta ayakta iken yapılan titiz çizim ve santimler hesaplanarak yapılan dikkatli bir ameliyatla düzeltilir. Yine de, kepçe kulak veya yüz germe ameliyatı gibi iki taraflı bir ameliyat olduğu için teorik olarak böyle bir risk vardır.

İzler: Her cerrahi işlem iz bırakarak iyileşir. Uygulanan tekniğe bağlı olarak, oluşacak izlerin yeri ve uzunluğu da değişir. Bu izin çok az kalması için gereken tüm tedbirler alınır. Dikiş hattı çok gergin olmamalı, derialtı dokuları yeterli sağlamlıkta ve sayıda dikilmeli, atravmatik çalışılmalıdır. Ancak her insanda yara iyileşmesi, doku faktörleri ve ten rengi farklı olduğundan, izin miktarını önceden kestirmek mümkün değildir. Hasta daha önce bir ameliyat olmuşsa ya da iyileşmiş bir yara izi varsa, bu kısmen fikir verebilir. Bazı hastalarda izler fark edilmezken, bazı durumlarda deri ve daha derin dokularda nedbe oluşabilir. Bu durumda cerrahi düzeltme veya diğer tedavilere başvurmak gerekebilir.

Ağrı: Ameliyat sonrası boyun, sırt ve omuz ağrıları devam edebilir. Nadiren memenin deri ve derin dokularında ortaya çıkan nedbeler ağrıya sebep olabilir.

Meme hastalıkları: Meme küçültme ameliyatına bağlı olmaksızın, kişinin hayatının herhangi bir döneminde meme hastalığı veya meme kanseri ortaya çıkabilir. Bu nedenle ameliyat olunsun veya olunmasın, düzenli olarak meme kontrolleri yaptırılmalıdır.

Sonuçtan memnun olmama: Çok az da olsa böyle bir olasılık vardır. Memenin boyutları ve şeklinden memnun olmayabilirsiniz. Bu nedenle ameliyat öncesi arzu edilen meme boyutu, vücudun diğer özellikleri de göz önüne alınarak ayrıntılı olarak konuşulmalıdır.

İlave cerrahi gerekliliği: Her ameliyatın sonunda bazı istenmeyen sonuçlar oluşabilir. Genellikle bu pürüzler, o bölgedeki iyileşmenin tamamlanmasından sonra, ufak revizyonlarla düzeltilebilir. İyileşmenin tamamlanması, yerine göre 1ay ile 1 yıl arasındadır. Bu yüzden sabırlı olun. Mutlaka kendi doktorunuza kontrole gidin ve iletişiminizi kesmeyin. Meme küçültme ameliyatının uzun dönemdeki sonuçlarını etkileyen pek çok faktör vardır. Memelerde gevşeklik, sarkma gibi durum ortaya çıkarsa ilave cerrahi işlem gerekebilir.

 

Göğüs küçültme ameliyatı sonrası sizi nasıl bir hayat bekler?

Estetik göğüs (meme) küçültme ameliyatlarında önceliğin, estetik görünüm dışında sağlık olduğu unutulmamalıdır. Bu ameliyatı takiben kişinin fiziksel ve ruhsal durumunda çarpıcı bir düzelme izlenir.

Ameliyat sonucunda meme hem küçülmüş hem de dikleşmiştir. Meme büyüklüğünden kaynaklanan şikayetleriniz hızla kaybolur, yerini hafiflik ve rahatlık hissine bırakır. Hareket serbestliliğiniz artar ve spor yapabilir hale gelirsiniz, daha önce giyemediğiniz kıyafetleri giyebilirsiniz. Daha sağlıklı bir cinsel hayatınız olur.

İri göğüsleri taşımaktan kurtulduğunuz için sırt ağrılarınız geçer; daha rahat ve dik yürürsünüz. Göğüslerinizde asimetri var ise, bu estetik kusur giderilmiş olur. Meme altlarındaki pişik ve koku probleminiz yok olur. Kollar, el bilekleri ve ellerinizdeki ağrı ve güç kaybı ortadan kalkar.

Yeni memenin şeklinde, yaşlanma sürecinin bir parçası olarak zamanla değişmeler meydana gelir. Estetik ameliyatlar yaşlanmayı durduramaz, sadece o sırada gerçekte olduğunuzdan daha genç ve estetik görünmenizi sağlar. Meme küçültme ameliyatı sonunda göğüslere verilen şeklin kaç sene korunacağını söyleyebilmek çok zordur. Bu sizin yaşınıza, kalıtsal özelliklerinize, cildinizin özelliklerine, yaşam tarzınıza göre değişir. Kilo değişiklikleri, gebelik, emzirme ve yer çekimi, memede hacim artışına ve tekrar sarkmalara neden olabilir. Bu durumlarda, ilk ameliyatta kullanılan tekniğin cerrah tarafından bilinmesi şartıyla, ameliyatın tekrarlanmasında sakınca yoktur.

Randevu ve iletişim bilgilerimiz
Sosyal Medya

Op. Dr. Can İşler - FacebookOp. Dr. Can İşler - Twitter Op. Dr. Can İşler - Linkedin Op. Dr. Can İşler - Youtube Op. Dr. Can İşler - Instagram

Op. Dr. Can İşler
Estetik Cerrah Op. Dr. Can İşler Op. Dr. Can İşler hakkında bilgi alın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.